Fjortot (2001) tarafından yapılan çalışmada sınıf içinde eğitim sürecine devam eden anaokulu çocukları ile doğada eğitim veren anaokuluna devam eden çocukların fiziksel gelişimlerini karşılaştırmış bunun sonucunda doğada eğitim alan çocukların denge, koordinasyon ve genel motor becerilerinin daha hızlı olduğunu ve daha çok gelişim gösterdiğini ortaya çıkarmıştır.
Waters ve Begley (2007) tarafından yapılan bir çalışmada, orman okulu yaklaşımını uygulayan bir anaokulunun hem bahçesinde hem de ormandaki oyun alanında dört yaş çocuklarının gösterdikleri pozitif risk alma davranışları kaydedilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda orman anaokullarının çocukların pozitif risk alma davranışlarını desteklemede daha iyi olduğu ileri sürülmüştür.
O’Brien (2009) tarafından Birleşik Krallık’ta yapılan çalışmada, orman okulu yaklaşımı çerçevesinde eğitim alan yirmi dört çocuğun katılımcı olarak yer aldığı bir çalışmada ise çocuklar sekiz ay boyunca gözlemlenmiş ve çalışma sonunda çocukların motivasyon, özgüven, konsantrasyon, dil, iletişim ve fiziksel becerilerinde gelişme gösterdikleri kaydedilmiştir.
Rebecca Lovell’in (2009) hazırladığı “Orman Okulunda Fiziksel Aktivite Değerlendirmesi” başlıklı çalışmasında orman okullarında uygulanan açık havada eğitim programını okul temelli bir fiziksel aktivite olarak değerlendirmektedir. Mevcut araştırmanın bir incelemesi, orman okulu oturumları sırasında fiziksel aktivitenin titiz bir değerlendirmesinin yapılmadığını göstermiştir. Sonuçlar, orman okulu oturumları sırasında, katılımcıların tipik okul günlerine kıyasla, daha yüksek bir yoğunlukta ve uzun sıklıkta fiziksel aktiviteye sahip olduklarını göstermiştir. Bulgular, orman okuluna katılımın, okulda deneyimlenenden daha yüksek yoğunluklarda fazla miktarda kapsayıcı ve eğlenceli fiziksel aktivite ile sonuçlandığını ortaya çıkarmıştır.
Angard (2010) tarafından İsveç’te yapılan ve otuz iki çocuğun etnografik gözlemlenmesine dayanan çalışmada ise çocukların doğayla nasıl bir etkileşim içerisinde oldukları ve doğayı hangi amaçlarla kullandıkları araştırılmıştır. Çalışma sonunda çocukların doğayı, fen öğrenmek için bir sınıf gibi huzurlu hayat kurabilecekleri, bir ev gibi hayali ve yaratıcı oyunlar için tılsımlı masallar ülkesi olmak üzere üç şekilde kullandıkları bulunmuştur
Emilia Fägerstam’ın (2012) Linköping Üniversitesi’nde hazırladığı “Boşluk ve Mekân: Açık Havada Öğretim ve Öğrenmeye Bakış Açıları” başlıklı doktora tezinin amacı, ortaokul düzeyinde normal okul tabanlı açık havada öğretim ve öğrenimin etkisini araştırmaktır. İkinci amacı ise her yıl çok sayıda öğrenciyle tanışan Avustralyalı çevre eğitim merkezi görevlilerinin ve lise öğretmenlerinin, kentli çocukların doğayla ilgili deneyimlerini ve bir doğa deneyiminden gelen potansiyel avantajları nasıl algıladıklarını incelemektir. Ayrıca açık havada ki eğitimle ilgili doğa deneyimini gözden geçirmiştir. Sonuçlar, öğretim yöntemlerini değiştirmenin zor olduğunu çünkü haftada yapılması amaçlanan üç ila dört dersin gerçekleşemediğini göstermiştir. Ayrıca, tüm proje yılı boyunca sadece az sayıda öğretmen düzenli olarak açık havada ders vermiştir. Bununla birlikte, haftada bir açık havada yapılan dersin ve sınıf ortamının önemli bir değişiklik olduğunu ve burada sunulan sonuçlar için sağlam bir temel oluşturduğunu belirtmiştir.
Okulumuz doğada eğitim imkanı sunarak çocukların bütünsel gelişimine katkı sağlanır.
Minik Yıldızlar’ da her çocuk özeldir; yeteneklerine, kişilik gelişimine, zeka gelişimine uygun özel bir program uygulanır.